Cinlerden Korunma Yöntemleri

İlk Tavsiye

Eğer bir insana cin musallat olduysa öncelikle o cinden kurtulmak gerekmektedir. Bu da uzman hocaların ya da medyumların yardımıyla yapılabilecek bir şeydir. Musallat olunan cinden kurtulduktan sonra çeşitli koruma yöntemleri uygulanarak tekrar bir rahatsızlıktan korunulabilir. Böyle bir rahatsızlığınız varsa ya da olduğundan şüpheleniyorsanız lütfen önce tedavi olun. Ancak bu aşamada başvuracağınız kişinin uzmanlığından emin olduktan sonra herhangi bir işlem yapmanızı tavsiye ederiz. Malumunuz, ülkemizde metafizik ilimler kullanılarak adı hocaya çıkmış bazı soytarılar soygunculuk yapmaktadırlar.

Cin Görüldüğü Zaman Tehlikeden Korunmak İçin Alınabilecek En İyi Önlem Nedir?

Cin görüldüğünde yapılacak en iyi şey “Allahuekber” diyerek cinin yüzüne üflemek olacaktır. Allahuekber denilerek cinin yüzüne üflendiğinde, cin kısa süre içinde kaybolacaktır.

Bir Mekâna Girerken “Destur” Demenin Bir Anlamı Var mıdır?

“Destur” kelimesi cinleri uyaran, bulundukları mekâna girildiğini ve o mekânda bir şey yapılacağını bildiren bir kelimedir. Bir yere girildiğinde, bir yere bir şey dökerken (çöp, kül vb.) ya da özellikle tuvalet, banyo, mezarlık kenarları, kapı eşikleri gibi cinlerin bulunma ihtimalinin yüksek olduğu mekânlara ya da bu mekânlarda bir şey yaparken “destur” denilmesi cinlerin o mekânı terk etmesini sağlar. Bu sayede cinlerden gelebilecek tehlikeler önlenmiş olur.

Cinlerden Korunmak İçin Muska Taşımak Şirk midir?

Rukye okuyup üflemek veya üzerinde taşımak demektir. Ayet-i Kerime ve Resulullah’tan gelen dualar ile rukye yapmaya “taviz” denir. Taviz caizdir ve inanan güvenen kimseye fayda verir. Taviz yazılı muskayı su geçirmez bir madde ile sararak cünüp iken taşımak ve tuvalete girmek caizdir. (Halebi, Dürrül Muhtar, s. 119)

Manası bilinmeyen veya küfre sebep olan rukyeyi okumaya “efsun” denir. Bunu veya nazarlık denilen şeyleri kendi üzerinde taşımaya “temime” denir. Muhabbet oluşturmak için yapılan rukyelere “tivele” denir. Tivele ve Temime şirktir. Ayet ve Resulullah’tan (sav) bildirilen duaları yazarak veya yazdırarak üzerimizde bulundurmak okumak veya okutmak suretiyle yapılan taviz ise şirk değildir. (İbn-i Abidin, Mevahip-Medaric, c. 5, s.232–275)

Rukye 3 şartta caiz olur: 1- Ayetler ve Esmaül Hüsnalar yazılırsa… 2- Arabî nisan ile olursa… 3-rukyenin ilaç gibi olup Allah Teala dilerse teshir edeceğini, teshirini sadece Allah’ın verdiğine inanılırsa… Çünkü şifa sadece ve sadece Allah’tandır (cc) (Kaynak: Mehavib-i Ledünniye)

Cinlerden Korunmak İçin Hangi Ayet ve Duaları Okumalıyız?

Euzu besmele ile birlikte Fatiha, Nas, Felak, Ayet El Kürsi, Bakara suresinin son beş ayeti, Mümin suresinin başından masiir’e kadar okunmalıdır. Sürekli namaz abdestli bulunmalı, farzları ve sünnetleri hiç terk etmemelidir. (Kaynak: Ahkâm-ül-Mercan)

İmam-ı Rabbani (ra) Hazretleri 174. mektubunda cini def etmek için Kelimei Temcid dediğimiz “La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil aziym”i sürekli okuduğu kaydetmektedir. (Kaynak: Muhammed Saidii Kitab-ı Berekaat)

Şeyhül İslam İbni Hacer’in Asar-ı-Varide kitabında, cinden koruyan dualar yazılıdır. Bu Kitap Süleymaniye Kütüphanesi, Aşir Efendi kısmında 1150 sayı ile mevcuttur. Bunların hepsinden de önemlisi Resulullah (sav) efendimiz cinlere karşı şu duayı bize özellikle tavsiye etmiştir:

Euzu bikelimatillahi ttammati min şerri ma halaka ve zera ve bera ve min Şerri ma yenzilü min ssemai ve min şerri ma yağrucu fiiha ve min şerri fitnetil leyli vennahari Ve min şerri külli tarigin illa tarigan yetrugu bi hayrin ya rahman.

Ayrıca sevgili Peygamberimiz (sav) şu duayı da 100 defa okumamızı bize buyurmuştur:

La ilahe illa llahu Vahdehüla şerikeleh, lehülmülküvele hülhamdü ve hüve ala külli şeyin kadir.

Cinler Neden Muskaya Boyun Eğmek Zorunda Kalıyorlar?

Eğer yazılan bir muska Arapça ayet ve dualardan ibaretse; misk, zağferan, miskiamber, safran ve gülsuyundan yazılmışsa bu tür muskaya taviz denir. Sülfli cinler gerek ayetlerden ürktükleri için gerekse isimlerini yukarda zikrettiğimiz kokulardan rahatsız oldukları için muska taşıyan kimseye yaklaşamazlar.

Kenz-ül Havas’ta Cinlerden Korunmak İçin Ne Tavsiye Edilmektedir?

Cin ve şeytanın musallat olduğu, üzerine düştüğü ve sataştığı bir adamı onların tasallutundan, onların sataşmasından kurtarmak istersen ism-i a’zamın hayır hatemini o mu­sibete uğramış olan adamın alnına yaz ve “Ya Rab, bu esma-i şerife hürmetine bu adamı halas buyur” diye dua etmekle be­raber azimet-i şerifeyi oku, biiznillahi teala halas bulur ve kur­tulur. (c.1, s. 40)

Birbirini sevmeyen ve sık sık kavga çıkaran karı koca arasını bulmak, ıslah etmek, aralarındaki kin ve kedureti gidermek istersen bir parça bal mumu alarak bu hayır hâtemini yaz, sonra o mumdan iki insan şekli yapıp her birine birer parça mıknatıs taşı ya da kehribar parçası yapıştır, sonra bu re­simleri yüz yüze koyarak üzerlerine yirmi bir defa ism-i a’zam azimetini oku, biiznillahi teala aralarındaki kavga ve nizalar, kin ve keduretler kalkarak yerine muhabbet ve sevgi hâsıl olur. (c. 1, s. 42)

Cin musallat olan bir adamı onun tasallutundan, onun sataşmasından kurtarmak istediğiniz vakit o musibete uğramış kişinin parmaklarına lafza-i celalin harflerini yazarsanız o kişi cin ve şeytanın tasallutundan kurtulur, çünkü cin, biiznillahi teala mahpus olur. (c. 1, s. 60)

Cin taifesinin müdahalesi neticesi olarak saraya müptela olan bir adamı ayıltmak ve onu o sara hastalığından, o musallat olan cin yakılmak suretiyle kurtarılmak istenildiği vakit, lafza-i celal huruf-u mukattaa olarak mavi bir bez parçası üzerine yazıldıktan sonra bir tarafı yakılarak saraya tutan kişiye koklatılırsa, hasta ayılır, kendine gelir ve musallat olan cin yanar. (c. 1, s. 60)

(EI-Müheymin) lafz-ı şerifini bir yüzüğe Kamerin eşref saatinde beş defa yazıp onu daima parmağında taşıyan kimseyi Cenab-ı Allah. Şeytanların ve insanların şerlerinden, her türlü belalardan ve âfadlardan muhafaza buyurur. (c. 1, s. 75)

Rebiul’evvel’in on ikinci yani mevlid-i şerif kandili gecesi gün doğmadan evvel bir kâğıt üzerine: “Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala âlihi ve sahbihi ecma’in” yazılıp sonra 1001 defa salatu selam zikrinden sonra bu kâğıt bir muşambaya sarılarak bir ikametgâh kapısının üzerine iç taraftan konulursa o haneye: şeytan, düşman, fakru zaruret felaket ve bela gibi şeyler girmez, orada sakin olanların rızkı bol ve maişeti geniş olur biizniIlahi teala. (c. 1, s. 203)

Fırsat buldukça ve hatırına geldikçe oturur, yürür, yatar ve kalkar iken Salâten Tünciynâ’yı okumaya müdavemet eden kimse, okumayı adet edinen kimse düşman ve hasidlerin şerlerinden, şeytanın tasallutundan, bela ve afetlerden ve emraz-ı vahimeden, velhasıl istenilmeyen, hoşlanılmayan bütün hallerden emin ve mahfuz bulunur. Bu salât ü selama müdavemet etmelerini din kardeşlerime tavsiyeyi bir vazife ad­dederim. (c. 1, s. 211)

Fatiha-i şerife suresini cuma günü sabah namazını müteakip harfleri adedince bir kâğıt üzerine yazıp onu daima üzerinde taşıyan kimse cin ve insin satvetinden, tasullutundan ve taarruzundan emin ve mahfuz olur. (c. 1, s. 243)

Cin taifesinin musallat olduğu bir adamı o tasalluttan kurtarmak murad edersen onun sağ kulağına yedi defa ezan oku ve sonra Fatiha-i şerife’yi, (Kul eûzü birab bil felakı, Kul euzü birabbi nnasi … ) sure-i şerifelerini, sonra Ayete’l-Kürsi’yi ve bütün (Vessaffati Saffa) sure-i şerifiyle sure-i Haşr’in ahi­rini yani (Hüvallahüllezi la ilahe illa hu. Alimul ğaybi ve şahadeh… ) ila ahiri ayet-i kerimelerini ve (Vettarikı) suresini bütün oku, biiznillahi teala musallat olan cin mündefi’ olur, savulur gider ve kaybolur (c. 1, s. 250)

Ayın parlak bulunduğu bir zamanda bu vefk-ı şerifi “kurşundan bir levha üzerine yazıp üzerine 1289 defa. Ayetel­Kürsi azimetini okuyarak bunu üstünde taşıyan kimseye bir zalim ve cebbar zulmedemez, insan ve şeytan şerrinden emin bulunur. Bunu taşıyan kimse eğer tam bir itikat sahibi, sadakat üzere hal ve hareket sahibi bir kimse ise dilediği kimsenin gözünden ihtiva eder yani görünmek istemediği kimselere gö­rünmeyebilir. (c. 1, s. 265)

“Tebarekellezi biyedihil mülkü … “ suresini okuma­ya devam eden ya da her gün en azından bir defa olsun kıraet ey­leyen kimse ahirette Cenab-ı Allah’ın lütfuna nail olup kabir azabından, vefatı sırasında şeytanın şerrinden emin (mahfuz) olur. (c. 1, s. 265)

Bir kâğıt üzerine Besmele-i şerife ile beraber üç defa (Selamün kavlen mir rabbir rahıym) ayet-i kerimesi yazılıp yeni doğmuş bir çocuğun üzerine konulursa, isabet-i ayndan, nazar değmekten, cin ve şeytan tasallutundan emin ve mahfuz olur. (c. 1, s. 317)

İns ve Cinnin ve şeyâtinin tard ve def’i (kovulması), uzaklaştırılması, şer ve tasallutlarının izalesi (giderilmesi) için sure-i İsra’nın 45 ve 46. ayetlerini: “Ve iza kare’teI kur’ane cealna beyneke ve beyneIleziyne la yü’minune bil’abıreti hıcaben mesturen.”

“Ve cealna ala kulübihim ekinneten en yefkahuhü ve fi alzanihim vakren ve iza zekerte rabbeke filkur’ani vahdehu vellev ala edbarihim nüfüren” okumanın tesiri büyüktür ve tecrübe edilmiştir.

Kendisine fasid (aslı olmayan bozuk) hayaletler görünen, sebepsiz olarak korkup vesveseye düşen kimse üzerine bu yukarıdaki iki ayet-i kerime okunursa biiznillahi teala ondan bu haller, bu rahatsızlıklar zail olur gider ve o kimse tamamen kurtulur. Bu ayet-i kerimeler mavi bir yün kumaş parçası üzerine yazılıp cin taifesi tarafından zapt edilmiş bir kimsenin üzerine konulursa biiznillahi teala halas olur (kurtulur).

İmam-ı Yafiî rahimehümullah demiştir ki: Bu yukarıdaki iki ayet-i kerime ile beraber şu Fein tevellev fekul hasbiyallahü la i1ahe illa hüve’ aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym” ayet-i celilesini bir kâğıt üzerine yazıp üstünde taşıyan kimse cin ve şeytan tasallutundan, şeytani vesveselerden ve fasid hayallerden kurtulur. (c. 1, s. 342)

(Seyyid Süleyman El-Hüseyni, Kenz-ül Havas, Demir Kitabevi, İst., 1992)

Şems-ül Marif’te Cinlerden Korunmak İçin Ne Tavsiye Edilmektedir?

Hasbiyallahü ve nı’mel vekil zikrine muvazabet eden (şiddetle ve tam manasıyla devam eden) kimse şeytan ve insan şerrinden, fakru zaruretten, zulm ve adavetten, düşman tecavüzünden, yer ve gök afetlerinden ve her türlü gam ve kederden, küfür belasından ve borçtan azat olur. Bütün şer’i ve hayırlı hususlarda onun için muvaffakıyet hazır ve ama­dedir. Binaenaleyh bunu- din kardeşlerime şiddetle ve ehemmiyetle tavsiye ederim.(c. 1, s. 380)

Yukarda Metni Arapça harflerle yazılı duanın Türkçe harflerle okunuşu şöyledir:  (La İlahe illellahü El emrü küll hü lillahi vela galibe yağlübüllahe, Nur, Nur, Nur, süphane men galebe nurrehü küllü nur. Ve­la havle vela kuvvete illa billahil Aliyyül Azim, Kaf ya Ayın sad, Cehlas “vahsıli velli cismen, kesatsati ahta, matıyhat hayt, aht, Aht, Heyf Ecib. La ilahe illellahü, Narat vestenaret, Tuba sübuh, Heytut, Kuddus, Rabbül Melaiketi vel Ruh, Alel Arşi isteva ve alel Mülki ihteva velehül Esmael Hüsna, la daife lima kada, vela mania lima a’ta, yefalü ma yüridü fi Mülkihi ve yahkümü fi halkıhi ma yaşaü ve hüve ala külli şey in kadir…)

Ve yine eski Bilginlerden (Ka’ib El Ahbar)ın anlattığına bakılırsa, Hazreti Süleyman’ın oturduğu döşek üzerinde öyle adlar yazılıydı ki, bu yazılardan Cinler ve şeytanlar oldukları yerde donup katılırdı. Ve bu adlar karşısında çıra gibi yanarlardı. Hazreti Süleyman bu yazılı adlarla Cin ve ifritleri itaati altında tutar, bu adlarla cinlere işkence ve azap çektirirdi. Bu döşeğin orta kısmında kilitlenmiş gibi dört İbranice yazılı ad vardır ki, Cinler ve Şeytanlar bu adları izleyerek Hazreti Süleyman’a azda olsa asi olmazlardı. Bu döşekte yazılı adlar dört azametli ifritten oluşan bir guruba ait idi. Bu dört azametli ifrit Hazreti Süleyman’ın en büyük ve kendisine yakın vezirlerindendi. Hazreti Süleyman’ın insanlardan oluşan vezirlerinin sayısı 300 idi. Bunların en sonuncusu (Berhilo oğlu Asaf) idi. Ayrıca cinlerden de 300 veziri bulunuyordu ki, Bunların en büyükleri döşekte adları yazılı olan dört büyük cin vezirleri idi. Bu dördünün ad­ları sırası ile şöyledir (Tımıryat) (Men-ik) (Hedliyac) (Şoğal) adlarını taşıyorlardı. Cinlerin bu adlardaki vezirlere itaati bir hayli hayret vericidir. (c. 2, s.160, 161)

Ve yine Cin denilen ilahi yaratıkları görmek isteyen bir kimse, bu yaratıkların kendi aralarında ne gibi şeyler konuştuklarını kulakları ile duymak ve bunları kendi isteği ve kendi itaati doğrultusunda kullanmak ve onlara soracağı sorulara doğru cevap alabilmesi için, bu adları bir parça teke derisi üzerine yazmalı ve bu deriyi su değmedik temiz bir saksı içinde yaktıktan sonra bunun is veya külleri ile gözlerine sürme çektiği takdirde cin denilen yaratıkları görür, konuşmalarını da duymuş olacağı gibi, onlara bir şey soracak olursa, bu konuda aşağıda geçen ve topluca yazıyı yani baştan sonuna kadar yazılı olan Allah’ın ve Meleklerinin doruk adlarını okuyarak şöyle hitap etmektedir: “Ey bu ulu adların doruk Melekleri Okumuş olduğum bu adların Hak ve hürmetine itaatli olarak benim sorularıma cevap vermenizi istiyorum.” tarzında konuşmalıdır. Böylece o kimse Cinlerin en ileri Bilginlerini karşısında ve iki ellerinin arasında görmüş olacaktır, o vakit ne sorarsa cevabını doğru olarak almış olur. (c. 3, s. 231)

Gizli İlimler Hazinesi’ne Göre Cinlerden Gelen Zararlar Nasıl Önlenir?

Bir kimseyi zaman zaman cin tutup bayılsa aşağıda yazılan bu duayı yazıp mümkünse hastanın başında olamazsa boynunda taşıtmalıdır: Bismillahirrahmanirrahim, Bismillahil mahzunel meknun ve bicelali vechikel kerim. Ve bil kefil bürhanil aziym. Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil aziym. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sabbihi ve selemle.

Şayet yine zarar vermekte ve bayılmakta ısrar ederlerse aşağıda yazılı ihrakı cin esmalarını yedi ayrı kâğıda yazıp her gün bir tanesi ile hastayı tütsülemelidir. Esmalar şunlardır: Şeyehnehilin. Masedin kutamin. Şabin tatayureşin letmisen. Menuhen. (c. 3, s. 252)

Cinler tarafında çarpılan dili tutulan ağzı yüzü eğrilen kimseler için: Bu hallerden birisine veya hepsine birden düçar olan kimseyi bu durumdan kurtarmak için aşağıda yazılı olan ayeti kerimeleri temiz bir kâğıda misk ve safranlı mürekkeple yazıp nüsha gibi hastanın boynuna takar, ayrıca da hazırlanmış olan bir bardak suya ve hastaya okunup nefes edilir ve su hastaya içirilir. Okunacak sure ve ayetler: Yedi salâvat, yedi Fatiha, Yedi Ayet-ül Kürsi, ye sure-i Kafirun, yedi sure-i İhlâs, yedişer muavezeteyn okunur. Sure-i İhlâs’ın ve muavezeteynlerin başlarında olan (Kul) kelimeleri okunmayacaktır. Bunlardan sonra bir kere de şu dua okunup hastaya üflenecektir: Bismillahirrahmanirrahiym, Kul uhuye illeye ennehüs temea neferün minelcinne fekalu inna semina Kuranen aceba. Yehdi iler rüşdi fe-amenna bihi ve lem nüşrike bi-rabbina ahada. Ve ennehu teala ceddü rabbina met-tehaze sahibeten vela veleda.

Cinlerden Korunmak İçin Okunan Ayetler ve Esma-ı Şerifeler Efsun mudur?

Şifayab olmak için okunan ayet-i kerime ve esma-i Şerifelere efsun denilmez cahiliye devrinden bu yana Araplar rukyeyi hem müspet ve meşruh hem de Menfi ve gayri meşruh maksatlarla yapılan işlerin hepsi için kullanırlar. Biz müspet ve meşruh dediğimiz ameliyeyi “okuma”, “ doğa yolu ile tedavi” Bezende “ üfürme” tabirleri ile ifade ederiz. Öyle ise Arapçadaki rukyeyi hem Afsunlama, hem de doğa ile tedavi diye anlamamız daha muvafık olacaktır. (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütübü Sitte, C. 11, s. 330)

Cinlerden Korunmak İçin Duanın Fonksiyonu Nedir?

Resim: pic-namaz

İslam âlimleri, hadislere dayanarak “en nafi ilaç duadır” anlayışını benimsemişlerdir.

İslam âlimleri, hadislere dayanarak “en nafi ilaç duadır” anlayışını kendilerine prensip yapmışlardır. “ dua, belanın düşmanıdır, onu sürüp Çıkarıl henüz gelmemişse gelmesini önler, gelmiş ise hafifletir, dua müminin Silahıdır” derler. Duanın müessir olması içinde riayet edilmesi icap eden bir kısım şartların Varlığına kabul ederler ve bunları nebevi irşatlardan hareket ile tespihe Çalışırlar. Duanın iyileştirici olması için okuyan kişinin her şeyden önce itikadının dürüst ve pak olması gerekir. Haram ve zulümden içtinap etmelidir. Duanın da kalbi gaflet içinde olmamalı, tam bir teveccühle Allah’a yönelmeli, Tazarluh ve niyaz içinde bulunmalıdır. Yoksa ağzı okumakta ve duada olup Kalbi yabanlarda olacak olsa nefini (fayda) müşahede etmez, abes yere çalışır. Nitekim hâkimi bir tahricinde Resulullah aleyhisselatu vesselam: “Şunu bilin ki Allah teala hazretleri, kalbi gafil ve malayani ile meşgul kimsenin duasını kabul etmez” buyurmuştur.

·         Duadan önce bir miktar sadaka vermelidir.

·         Dua, hacetlerin makbul olduğu mübarek vakitlerde yapılmalıdır. Gecenin son üçte birinde…

·         Kıbleye karşı huşu ile yönelmiş olmalı.

·         Maddi ve manevi paklık içinde bulunmalı

·         Allah Teala’ya hamd ve sena, Resulüne salât ve selam ederek başlamalı.

·         Tevbe ve istiğfara devam etmeli.

·         Dua ısrar ve tekrar etmeli.

Dua esnasında Hak Teala’nın Esma-i şeriflerini zikretmek, Rahim, Ker’im, Rahman, Şafi, Kadir gibi isimlerini çokça tekrar ile iltica etmeli, Kuran’da ve hadiste gelen mesur dualarla etmeli.

Kaynak: http://volkanergenekon.net/korunma.html

About these ads
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s